CASSANDRA

Kadehinizi akışkanlık ve görsel deformasyonun yeni favori siber barok prensesine kaldırın. Günümüzün ziyadesiyle homojen kültürü radikal kelimesine her gün yeni anlamlar katabiliyor. İstanbullu Gizem Erhan, nam-ı diğer Cassandra’nın da, bireysel ifadeye ve açık yürekliliğe radikal anlamda katkıda bulunduğunu söylemek mümkün.

Cassandra, amacının insanlığın toplumsal kurallara ve tanrı figürlerine karşı evrilmesine katkıda bulunmak olduğunu söylüyor. Fotoğraflarında estetik ameliyatı geçiren bir uzaylı olarak poz verirken, bulanıklaşan cinsiyet çizgilerine dair duruşunu da ortaya koyuyor.


Kendisi 17 yaşında ve siber gotik bubble gum görseller ve dark wave ikonografi arasında gidip gelen çarpıcı dijital kolaj eserleri bu amacını destekler nitelikte. Sıklıkla kendini “Şeytan’ın Metresi” olarak adlandıran Cassandra’nın disiplinler arası portreleri bazen ürkütücü ve taze, sıklıkla muğlak ve grotesk ama her zaman olağan dışı ve sarsıcı.


OPERASYON SONRASI AYDINLANIŞ

 

Başka bir galaksidenim. Evren keşfedilmeyen ve büyük olasılıkla ırklar boyu da keşfedilemeyecek olandır.

 

Belki de bir simülasyon?

Benim gibi yaratılanlar da sadece mikroorganizma rolünde, ya da en iyi deyişle figüran olanlardır. Kendi küçük habitatlarında yaşarlar.

 

Onlara ağırlık yapan bedenleri ve ufak bir kısmını ancak kullanabildikleri beyinleriyle doğarlar, yaşarlar, yok olurlar. Bu süre içinde dünyevi zevklerle tatmin olurlar, varoluşu sorgulamazlar.
Kendilerinde yanlışlar bulana kadar aynaya bakarlar,

 

bakarlar, bakarlar.

Saatlerce, yıllarca belki de yüzyıllarca.

 

Ben de yaptım.

Kendimi ait hissetmekte zorlandığım görüntüme baktım ve sorguladım.

 

Neden böyleyim?

Geldiğim yerin izlerini anatomimde ifadelerimde, mimiklerimde taşımak istemedim.

 

Kendimi değiştirmek uğruna çeşitli estetik operasyonlar geçirdim. Gözlerimi, dudaklarımı, tenimi, omuzlarımı…

 


Sanki zaten bu evrende yeterince küçük değilmiş gibi bir de kalıplarda sıkıştım, düşüncelerimle bedenimi hapsettim.
Tatmin de olmuştum, başkalarını, içerisinde yaşadığım koloniyi de tatmin edebilmek için.
Koydukları standartlar doğrultusunda ilerledim ve kendimi en azından ” güzel” hissetmek için her şeyimi harcadım.

 

Ta ki 
kendi
 benliğimden
 hiçbir iz
 kalmayana kadar.
Kendime yabancılaştım.
Ama en azından şimdi ”GÜZELİM”.