KINGDOM

YAZI

Büşra Erkara

FOTOĞRAFLAR

Kıvılcım Güngörün

Kingdom, solumuzdaki pencereden dalgınca boğaza bakarak “Tüh, balon dışarı uçtu,” diyor. Gerçek ismi Ezra Rubin olan 35 yaşındaki prodüktör, aynı zamanda club müziğin tanınmış plak şirketlerinden Fade To Mind’ın kurucularından biri. Rubin akşama çalacağı MAMA İstanbul’un arka odasında, bitkilerin arasında, 70’lerden kalma bir yemek odası takımının C şeklindeki koltuğunda oturuyor. Ana sahnenin bulunduğu yan odada 10 kişi sürekli bir koşturma halinde, bir kısmı müzik ekipmanını kuruyor, diğerleriyse bir tanesi az önce özgürlüğüne kavuşan balondan harfleri “Kingdom” yazacak şekilde asıyor. Kirli yeşil halıfleksleri, eski deri koltukları, modern Türkiye’nin geçmişinden kalma ıvır zıvır eşyaları ve bin sigara izmariti kokusuyla MAMA ise Berghain’dan çok Studio 54’ü andırıyor.  

 

Rubin tanınmaya 2003 yılında, New York’ta DJ’lik yaparken başladı, ancak bugünlerde eskisi kadar çalmıyor olmaktan memnun. “Neredeyse sekiz senedir Los Angeles’ta yaşıyorum. Zamanımın yarısını başka insanlarla proje yapmaya ayırmaya başladım,” diyor. “Başkalarının projesi için çalışmak insanı özgürleştiren bir şey, çünkü herkes farklı bir şeyden etkilenmiş olarak geliyor ve ben de bu farklı alanlarda çalışabiliyorum.” 

 


“İLK BAŞLADIĞIMIZDA HEPİMİZ ÇOCUKTUK, ŞİMDİ İSE HERKES BÜYÜDÜ VE KENDİ EVRENİNİ YARATMAK İSTİYOR.”



Uzun yıllar boyunca Kingdom ve Fade To Mind label’ı altında sayısı gittikçe kalabalıklaşan sanatçılar, sadece New York, Londra ve Berlin’deki post-club dinleyicilerinin bildiği, mütevazı bir üne sahipti. Ancak 2018’de geri dönüp bakarken kolektifin nasıl bir dip dalgası yarattığını anlamak mümkün: Fade To Mind’ın işleme biçimi ve yaptığı işler hem ana akım pop ve R&B’de güçlü kadın vokallerin 2017’deki güçlü dönüşünü hazırladı, hem de beyaz olmayan ve LGBTQI+ bireyler tarafından kurulan, NAAFI ve NON Worldwide gibi diğer müzik kolektiflerine ön ayak oldu. Rubin, “Yaptığın işe LGBTQI+ komuniteleri ve beyaz olmayan insanlar bir şekilde dahil olamıyorsa o işi yapmanın zaten bir anlamı yok,” diyor. “Temsiliyet başlangıçta özellikle düşündüğümüz bir şey bile değildi, ama Fade To Mind ile yeni ve farklı bir şey başlattığımızı düşünüyorum ve etkisi hala devam ediyor.” 2011’de kurulan plak şirketi çoğu zaman Rubin’in de sanatçıları arasında olduğu, Londra merkezli Night Slugs’ın kardeş label’ı olarak anılıyor. İki plak şirketinin sanatçıları sıklıkla birlikte şarkı yapıyor, beraber çalıyor ve birbirlerinin işlerini remiksliyor. 



Fade To Mind’dan çıkan ilk albüm Nguzunguzu’nun “Timesup” albümüydü. Rubin bu albümün içeriğini “Herhalde şimdiye kadar yapılmış en depresif dans müziği,” diye tanımlıyor. “Timesup”ı Kingdom’ın (o zamanlar daha yeni tanınmaya başlayan Kelela’ya da yer verdiği) üç EP’si ve diğer Nguzunguzu, Asmara, Rizzla ve Future Brown albümleri  ve mix’leri takip etmişti. 

Rubin’in geçtiğimiz kış çıkardığı ilk albümü “Tears in the Club” ise şimdiye kadar yaptığı en kişisel iş olabilir. Müzisyen bu albümü, “Benim kulübü terk ettiğim albüm,” diye tanımlıyor. “Club müziği parçalarına ayırıp baladlara ve R&B’ye, daha yavaş bir şeye dönüştürdüm. Hassasiyetimin tamamından, üzüntümün ve geçmişe duyduğum özlemin de çoğundan kurtuldum. Yeni projem için yaptığım müzik çok daha kendi korkularından arınmış bir müzik.” 

Geçtiğimiz Temmuz’da Fade To Mind yedinci yaş gününü özel bir set ve “Fade 2 Mind” etiketli şampanyalarla, Los Angeles’ta kutladı. Yine Temmuz ayında, Rubin’in son dönemde birlikte çalıştığı sanatçılardan Zalma Bour’la yaptığı “Getaway Kind” isimli single’ı çıktı. Bu günlerde sesinin alt ve üst sınırını Mariah Carey’ninkine benzettiği Sema adında bir vokalistle daha yeni bir proje üzerinde çalışıyor. Fade To Mind’ın geçtiğimiz yedi yıl içindeki gelişimini düşünürken “İlk başladığımızda hepimiz çocuktuk, şimdi ise herkes büyüdü ve kendi evrenini yaratmak istiyor,” diyor. “Bence bu iyi bir şey, çünkü kolektif düşünce yapısı kendi sınırlarını yaratıyor ve bazı şeyleri yapamıyorsun. Artık kendi aramızdaki e-mailler dev bir gruptansa küçük halkalardan oluşan venn diyagramları gibi görünüyor.”